Dikkatli Mekanist kullanıcılarının gözünden kaçmamıştır; üyelerimizin, bir mekanı değerlendirirken, en çok yorumlarına başlık vermekte zorlandıklarını bildiğimizden, bir süre önce yorum başlıklarını kaldırmıştık. Bana ise nedense yazdığım bir şeye başlık vermek, hiçbir zaman zor gelmemiştir…
Bir mekanı kafamda detaylı şekilde değerlendirip yorumlamadan önce; hatta daha son lokmamı yutmadan, kafamda sloganvari bir cümle oluşur. Bu cümle, o mekana içgüdüsel, duygusal tepkimdir. Sur Balık’ın kapısından içeri girip ilk mezeye çatalımı batırdığım andan itibaren, kafamda gitgide daha yüksek sesle yankılanan ses, şöyle diyordu: “Her şey tam da olması gerektiği gibi!”
Lezzet
Balıkçı mezelerine bayılırım. Hele de Sur Balık’taki gibi göze hitap eden şekilde taptaze ve tertemiz sunulduklarında… Cibes otu, yoğurtlu semizotu, patlıcan salatası, ahtapot salatası, fesleğen soslu levrek marin, hardal soslu levrek marin; şefin kendine güveniyle tavsiye ettikleriydi. Hepsini silip süpürdük! Güveçte tereyağlı ızgara kalamar ve acılı tereyağlı karidesten sonra, “Tamam budur, artık balığa ne yer kaldı, ne de gerek” cümlemiz, bizi bekleyen kalkan şova hazırlıklı olmadığımızdandı elbet.
Tam mevsimi olan denizlerin kralını, damaklarımız coşkuyla karşıladı… Tahinli profiterol, (gıda boyası kullanılmamış) kaymaklı ayva tatlısı, dondurmalı irmik tatlısı, kabak tatlısı ve fıstıklı baklavanın da her birinden ancak birer çatal alabildik. Hangisini tavsiye edeceğimizi şaşırdık. Her biri birbirinden lezzetli. Seçim, size kalmış…
Ortam
Balıkçı dediğin, tercihen deniz kenarında olmalıdır. İstanbul’daysa, tercihen Boğaz’da olmalıdır. Arnavutköy’ün eski yalılarından birinde hizmet veren Sur Balık; hem konumu, hem mimarisi itibarıyla birçok rakibine göre yarışa 1-0 önde başlıyor.
Buna zevkli, göz yormayan bir dekorasyon, yine mimarisinin bir parçası olan yüksek tavan ve büyük pencereler sayesinde oluşan ferah ve aydınlık ortam eklenince, o maçtan mağlup çıkması imkansız oluyor. Havalar ısınırken, Sur Balık’ın önündeki Boğaz manzaralı bahçesine de doyum olmuyor…
Servis
Sur Balık’ta servis çok profesyonel. Garsonlar çok güler yüzlü ve en önemlisi de sundukları yemekler hakkında çok bilgililer.
Oldukça kararsız bir şekilde masaya oturduğunuzda bile nasıl olduğunu anlayamadan siz, damak tadınıza uygun lezzetleri önerebiliyorlar. Bu da bir çok yerde pek alışkın olmadığımız bir durum. O nedenle Sur Balık’ın servisi gerçekten övgüyü hak ediyor.
Fiyat/Performans
Fiyatları her zaman yediğiniz lezzetlere göre değerlendirmekte fayda var. Yemeğin adına ve türüne bakıp salt pahalı ya da ucuz diye nitelendirmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Sur Balık’ta yediğiniz her şey gerçekten çok lezzetli ve olağanüstü bir sunumla size ikram ediliyor. Fiyatlara bakarken bunu değerlendirmeyi ihmal etmeyin.
Evet fiyatlar sıradan balıkçılara oranla biraz pahalı olabilir ama Boğaz’dasınız ve Sur Balık’tasınız; unutmayın. Yani her anınızda kaliteli hizmet alacağınızı biliyorsunuz. Yine de belli bir fiyat aralığı vermek gerekirse adam başı içkisi, mezesi ve balığıyla ortalama 100 – 150 TL arasında değişiyor fiyatlar. Tabii hangi balıklardan yediğinize ve yerlisinden yabancısına hangi şarabı içtiğinize göre hesap artabilir ya da düşebilir.
Sur Balık, Arnavutköy
(0212) 257 27 43
Mekan sayfası için tıklayın.
[Bu yazının orijinalini, Mekanist için yazmıştım. ]






Leave a comment