Nişantaşı denince aklınıza ne gelir? Lüks mağazalar, şık insanlar ve kaliteli mekanlar; değil mi? Bu nezih semtle özdeşleşen mekanlardan biri ise şüphesiz, Abdi İpekçi Caddesi üzerindeki Beymen mağazasının giriş katında hizmet veren Beymen Brasserie. Amerikalı Guru'muz Louis ile, 29 grubunun executive şefi Mert Şeran'ın rehberliği ve işletme müdürü Esra Danişmend Abay'ın sıcak ev sahipliğinde çok... Continue Reading →
Has be has bir Latin…
La Paz, İstiklal Caddesi'nin sonunda, Tünel meydanından Şişhane'ye inen merdivenlerin başındaki merkezi konumuyla oldukça kolay ulaşılabilir ve rengarenk tabelasıyla da dikkat çeken bir adres. Yine de gözünüzden kaçmış olabilir ya da görüp de girmeye fırsat bulamamışsınızdır diye, sizi bu has be has "Latin" ile tanıştırmak istiyoruz... Bu daha 8 aylık taptaze restoran, iki mühendis kardeş tarafından kurulmuş. Bir... Continue Reading →
Sur Balık’ta her şey, tam da olması gerektiği gibi…
Dikkatli Mekanist kullanıcılarının gözünden kaçmamıştır; üyelerimizin, bir mekanı değerlendirirken, en çok yorumlarına başlık vermekte zorlandıklarını bildiğimizden, bir süre önce yorum başlıklarını kaldırmıştık. Bana ise nedense yazdığım bir şeye başlık vermek, hiçbir zaman zor gelmemiştir... Bir mekanı kafamda detaylı şekilde değerlendirip yorumlamadan önce; hatta daha son lokmamı yutmadan, kafamda sloganvari bir cümle oluşur. Bu cümle, o mekana... Continue Reading →
Karaköy’e Hoş Geldin Forneria!
Karaköy’ün en yenisi The Haze Hotel’in yeme-içme işletmesi, çok iyi tanıdığımız – gururla belirtmeliyiz, o da bir Mekanist – bir isme emanet: Arda Türkmen! O, hem “Issız Adam” filmine ev sahipliği yapan Asmalımescit’teki Leblon 11′in sahibi, hem de CNN TÜRK’te her hafta sonu ekrana gelen Arda’nın Mutfağı programını hazırlayıp sunan güler yüzlü, enerjik şef. Forneria... Continue Reading →
Bence, şehrin en iyi kahvaltı mekanı…
Bazı anlar vardır ki, büyüsünü fazla sözle bozmak istemezsiniz... Öyle mekanlar vardır ki, fazla söze zaten gerek yoktur. Yeniköy'de açılan La Vie En Rose hakkındaki inceleme yazımı burada kessem, sizi gözünüzü alamayacağınızdan emin olduğum fotoğraf ve yorumlarımızla yalnız bıraksam, itiraz edenin çıkacağını sanmam... Yine de, bu kelime anlamıyla "olağanüstü" mekana ve bu mekanda geniş gönlünü her... Continue Reading →
And the Oscar goes to…
...Kent & Milka! Ne dahihane bir fikir! Oldum olası Smarties tadını aramış ve hayal kırıklığına uğramışımdır Bonibon'da. Milka'yla güçlerini birleştirmiş olması, takdire şayan bir hareket bence 🙂
Hain Joop!
Bir ürüne çok ısındıysam emin olun ki kısa sürede piyasadan kalkar. Bendeki ne marjinal beğenidir ki, ticari devamlılığı imkansız kılar!? Ne muhteşem makyaj ürünleri, (bence) şahane çikolatalar, hatta diziler gördüm; birer birer hayatımdan çıktılar... Sevdiğim yemek bile mutlaka bir süre sonra mekanın menüsünden kalkar. Ama hain Joop! Bunu bana ikinci kez yapıyorsun. Ve koku dediğin,... Continue Reading →
“Gece Korkusu” diye bir şey varmış..
Gece Korkusu (Pavor nocturnus) diye bir şeyin varlığını bu gece öğrendim. Adı biraz yanıltıcı; geceden ya da karanlıktan korku, söz konusu değil. Bu, özellikle 4-12 yaş çocukları arasında (%1-6 oranında) görülen ve genellikle tedavi gerektirmeyen, geçici bir uyku bozukluğuymuş. Çocuk derin uykudayken birden büyük bir dehşet ifadesi ve ağlamayla yatakta dikiliyor. Gözler açık (ama aslında... Continue Reading →
The Magic “Laurent” Perrier
Laurent Greco, alkollü ve alkolsüz kokteyl hazırlama ve değişik lezzetleri farklı konseptlerle sunma sanatı Mixology'nin dünyaca ünlü uzmanı. Mixology'ye getirdiği özgün yaklaşımlarını meraklılarına, dünyanın birçok yerinde düzenlediği eğitim ve workshoplarla aktarıyor. Biz de İstanbul'da, üstelik de çok sevdiğimiz komşu mekanlarımızdan biri olan Aşşk Kahve'de bulunmasını fırsat bilip Laurent ile Mixology, Mojito, Paris ve kadınlar hakkında sohbet... Continue Reading →